Herkesin Ana dil ile eğitim yapılması;(yoksa öyle seçmeli ders falan saçmalıklar olmaz çünkü insanın kendi ana dili hiç seçmeli olur mu ?

Senaryonun basitliği ve gaflet!
 

Türk tarafı:  Teknik danışmanlar–> TC Basbakani–>–MİT–>Öcalan

Sözde Kürt tarafı:  Öcalan–>MİT–>psikoljik savaşın elemanlari (prof Volkan?)–>TC Başbakanı–>TC Hükümeti

Kürt sorununu gizli servis eliyle çözme girişimi başlı başlına tehlikeli bir olaydır. Muhatab olarak kabul edilen kişiyi MİT belirlediğine göre, burada hiç bir toplum ve halkın iradesi sözkonusu değildir.
 

”Terörist başı” aniden “baş müzakereci” yapıldı. Uyutulan milyonlarca insan, ”imralı” adı ile başka ılımlı bir Müslüman’dan bahsedildiğini sanıyor! TC sorunu çok ciddi görüyor. Bu kadar ciddi bir  sorunu çözecek adama ”İmralı” lakabı takıp, yeni senaryolarla paçayı kurtarmaya çalışan sivil asker çeteler zamandan kazanmaya çalışıyorlar. Yıllarca Kürt halkının başına musallat edilen, şimdilerde de ”İmralı” ismi ile anılan Abdullah Öcalan terör kartının bu şekilde çarpıkça oynanması nihayetinde kaçınılmaz oldu.
 

Suriye’de, Kuzey Irak Kürdistan’ından sonra Kürtler açısından yaşanan beklenmedik gelişmeler ırkçı Türk Arap Müslüman’larını derinden endişelendiriyor. Kürtleri, Ermenileri ve Rumları aşağılama, yok etme piskolojisi ile kimlik oluşturmaya çalışan Balkan ve Arap göçmenleri kazdıkları kuyulara düşüyorlar. Türkiye Kürtlerini sahte örgütlerle manüpüle eden TC, Irak ve Suriye Kürtlerinin birleşme potansiyelinden öcü gibi korkuyor. Önümüzdeki dönemde kurulacak bağımsız Kürdistan TC’ nin son kartlarını acilen oynamasına yol açtı. Şemdin Sakık dönemin özel harp dairesince 2. adam olarak örgütlenmişti. Bir elinde Türk ordusunun telsizi, öbüründe ise ölüme gönderdiği insanların..! Çeteler arasındaki amansız savaşta güç kaybeden başat apoletlilerin dağılmasıyla Erdoğan çetelerinin denetimine girdi ve önemli bir gizli tanık iken deşifre edilmek zorunda bırakıldı. Abdullah Öcalan’da şimdi başka bir şekilde deşifre ediliyor. Kürt halkına yapılmış ve yapılmakta olan bütün kötülükler, bu çeşitten yöntemlerle yapıldı. Peki, ne oldu? Kürtler bitti mi, Kürt sorunu çözüldü mü? sahte örgüt ve oyunlarla  yapılan bütün rezaletler, birer “ulusal” utanç vesilesi olmaktan başka ne işe yaradı? On binlerce insan hiçbir geçerli neden olmaksızın tutuklu, Kürt çocukları anadillerini konuştukları – daha doğrusu Özgür Kürdistan’ın Özgür yarınlarını ifade ettikleri- için işkencehanelerde tacize, tecavüze, işkencelere maruz kalmaktadırlar. İnsanlar demokratik çalışmalar yürüttükleri için tutuklanmaktadırlar.

Bu kartlar aslında henüz oynanmayacaktı, ama Erdoğanland çetelerinin korkusu çok büyük. Apo denilen fenomen herzaman bir backup olarak elde tutuluyordu. Kürtlerin hakiki başkaldırmalarının önüne düşünülen bir set idi: gerçektende 35 yıldan beri süren, ve Kürtler’ e büyük zararı veren eylemlerin sonucunda hiç bir hak alınmadığı gibi, Kürtlerde ki bilinç seviyesi düşmüş, halk demoralize edilmiş, onbinlerce masum Kürt öldürtülmüştür.

Suriye Kürtleri Türkiye Kürtleri gibi değil, örgütlenmeleri yüksek, Irak Kürtleri ile de bağları daha kuvetli. Irak ve Suriye Kürtleri asimilasyona daha az uğramış, bilinçleri yüksek, dillerine tamamen hakimler. Suriye Kürtlerinin 2 ayda aldıkları hakların bir milimine bile yanaşmayan Türkiye Kürtlerinin en büyük dramı, sahte örgütler, hain yöneticiler tarafından manüpüle edilen düşmanca oyunlardan kurtulamamalarıdır. Türkiye, Irak ve Surüye’ de kurulacak Kürt devletini işgal etse bile tutunma şansı çok az. Kürt bölgelerinde yaşayan Türkmenlerin Kürtçe konuşmaları, Kürtler’in 12 milyon insanın yaşadığı bu alanda gerçekten dominant olduğunu ispatlıyor.

”Baş müzakereci” kafese konulmaz ve bu müzakereci her zaman kendi adıyla anılır. Aynı müzakereci 2 tane kimlik, 2 şahsiyet taşıyamaz, yani aynı anda hem terrörist, hem de bir devletin meşru, masada ki baş muhatabı değildir. Resmi olarak terörist kimliği henüz değiştirilmemiş, MİT yapıyormuş havası verilerek ciddiyetsizce bir manüpülasyonla, devletin Kürt sorununu çözecek tek iyi adamı, tek dostu ve baş müzakerecesi ilan edilmiştir. Bu son olay bile Türkiye’ de nasıl bir kültür sefaletinin yaşandığını sergiliyor.

Toprak, dil, kültür ve tarih bilinci açısından Araplardan, Farslardan ve Türklerden ayrı olan Kürtler, 1.Dünya Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün ardından, savaşı kazanan müttefikler Kürtlere ayrı bir devlet vaadinde bulunmuş, ancak sonraları İngiltere ve Fransa’nın egoistlikleri, Wilson’un kendi kaderini tayin hakkı ilkelerinin önüne geçince, Kürtler yüz üstü bırakıldı.

Irak gibi Suriye de iflas ediyor. Baskı ve terörün Arap ayağı sekmeye başladı. Elbette belirleyici olan Kürtlerin kendisidir. Kürtler bu süreçte hiçbir kişi, örgüt, parti, iktidar kompleksi yaşamadan, Kürdistan adına ortak politika etrafında buluşmalıdır. Bu süreçte, eşkiya usulü elde tutulan rehinelerle, gizli tanıklarla oynanan oyunlardan bir medet ummadan, yapıcı yöntemlerle, Kürdistan devletinin gerçekleşmesi için kendi içinden son derece demokratik bir yöntemle birleşilmelidir. Dünya tarihinde hiç bir zaman gizli servisler, anlaşma veya politik mutabakatların resmi tarafı olamaz. Gizli servisler, devlet politikası üretemez, anlaşmalar vs. de imzalayamazlar.

Gizli servisin kendi senaryolarından meddet bekleyen bir toplum çökmeyi hak etmiştir. Kürtler’in seçimle gelen iradesi varken, karanlık oyunlara bel bağlamanın hiç bir rasyonel temeli yoktur. Kürtlerin siyasi iradesinin tanınmadığı, tanınmayacağı seçimle gelen BDP’ye yaklaşımla netleşmiştir. BDP bir yana atılıp, karanlık insanların Kürtlerin liderleri diye lanse edilmesi devletin herzaman ana politikası olmuştur. Kürdistan’da seçimin fazla bir anlamı olmadığı da anlaşılmıştır. Devlet Kürt sorununu MİT’ e işkenceci başı, kiralık katile havale etmiştir. AKP’nin bütün çabası 12 Eylül anayasasının “liberal” versiyonunu yapmaktır. Bunu baskı, psikolojik savaşla Kürtlere kabul ettirirse 5-10 yıl daha zaman kazanıp bu süreçte Kürt Özgürlük Hareketi’ni zayıflatıp ezmeyi planlamaktadır. Özcesi BDP üzerinde bu kadar baskı yürütmesinin bir nedeni de BDP’yi düşündüğü anayasaya razı etmektir. Baskı, tehdit ve şantajın bir hedefi BDP’yi bu çizgiye getirmektir. Tümünü olmasa da bir kısmını yapacağı baskıyla “yetmez ama evet”ci noktasına getirmek istemektedir. AKP Kürtlerin iradesini tanıyıp demokratik temelde Kürt sorununu çözme zihniyeti ve niyeti olmadığından bu yönlü politika izlemektedir. Zihniyet değişmediği müddetçe de bu baskılar devam edecektir. Nitekim AKP’nin akıl daneleri bu baskılar ve tutuklamalar yetmez, daha fazlası yapılmalıdır denilmektedir.

Kürtler için Kürt sorunu, Kürdistan’ın Bağımsızlık ve toprak talebidir. Kürdistan’ın bağımsızlık talebi Türkiye de azınlık sorunun bile çok altındadır. Çünkü sorun,Türkiye’nin politik ve Milliyetçi iç denge hesapları ve dış diplomaside/kamuoyunda terör sorunu olarak dünyaya lanse ediliyor. Buradan hareketle adına ”terörcü başı” denilen bir kişinin tek muhatap olarak alınması rizikosu göze alınmıştır.

Özetle eğer bu devlet Kürt sorununu çözmek istiyorsa ve Kürt kamuoyunu ikna/tatmin etmek istiyorlarsa;

*Herkesin Ana dil ile eğitim yapılması;(yoksa öyle seçmeli ders falan saçmalıklar olmaz çünkü insanın kendi ana dili hiç seçmeli olur mu ?)

*Türkçeleştirilmiş tüm Kürt köy kasaba şehir adlarını Kürtçe olarak yeniden isimlendirilmesi;

*Sorunun terör yokluk değil de Kürt Ulusal sorunu olduğunu kabullenmesi ve aşamalı olarak çözmelidir,

*TC devleti Güney Kürdistan’ın olası bağımsızlığına karşı çıkmaması ve Suriye de Kürtleri dışlanmamsı;

Unutmamak gerekir ki, Kosova bağımsızlığını ilan ettiğinde başta ABD, AB ülkeleri ve Türkiye orayı hemen tanıdılar. Her halde bu Kosovalılar da Kürtler’den daha üstün bir Türk ırkının mensubu olsalar gerek…!
 

Sevgi ve Saygılarla

Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey
Esin Duran,
Selda Suner,
N. Gök,
Sezer Aşkın,
Melahat Baykara,
Uğur Demir
Ismail B. Cenk
Bedri Engin,
Selma Altuntaş,
Filiz Serin,
Nedim Serin,
Vedat Koçak,
Salih Birdal,
Mustafa Gur,
Hasan Zafer
Bahar Ünsal
Osman Bahar
Ayse bahar
Metin Maslak
H. Maslak
Dilek Solak
zeynep içkaya
Sevda maslak
Sercan Gezmiş
İpek Doğan
Nazım Doğan
Murat Doğan
esin erkan
Beyhan erdem
n. erdem
İsmail Deniz
Ayten BARAK
Ugur Birdal
Ahmet Tan
Yıldırım Kongar
Selma Kongar
Birol Aytekin
Hatice Gül
Ibrahim Erkin
Kemal erdem
Rıza Akdemir
Mehmet Coskun
Hüseyin demir
fethi killi
Yeliz Ender
Mustafa Ender
Ugur Basak
Kemal Dektaş
Ayten Ilkdal
Nuri Aktanır
Metin Koc
Sevgi Ender
Burhan Kulakçı
Oğuz Duran
Burcu Kanter
Aysel kanter
Erol kanter
Layla SOLGUN
Orkun Keskin
T. Vural
Oğuz şen
Nur Şen
Ismail çaykara
Burhan Orkal
D. Kahan
Seher Yıldız
Esra akkaya
Mehmet Uzan
Yeliz IŞIK
Seyhan İlknur
Osman Çekiç
esma yıldız
Murat Çetindal
Ali OkyarMusa Tekin
Aslı Birdal
Nazmi Doğan
İnci Gür
L. Okar
Mürsel Bozkır
Zeynep Şengül
Gülcan Iğsız
Murat Nidar
şemsi Kaya
Ayten Ekşi,
Eda leman
nermin ışıl
D. Polat
Kadir Erdem
Serdar OKTAY
Mehmet Özdemir
Mustafa Erkan
Nuri AKTAS
Emine AKTAS
O. Kadir Ergun
Metin Kurca

Sedat Isiklar
Filiz Bag
Kadir Baskale
Sevim Varlik

Hasan Mesut Akkaya
Necmi Guler
Erhan Isguz
Meral Okur
Bilge Okyaz.
Kemal Koç
L. Mirakoğlu
Oktay Kızılcık
Mehmet Yavuzgil
Erdal Polat

Hüsnnü oktay
Ahmet tekin.

http://www.facebook.com/entegrasyon.komitesi

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: