“İmam”ın Kürtleri.

Pervin Buldan: ”Öcalan’ın koşulları süreç için sıkıntı yaratıyor

BDP Grup Başkanvekili Buldan, Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarının süreci yönetme konusunda sıkıntı yarattığını söyledi.” ….”Henüz bu paketle ilgili bize iletilen resmi bir şey yok. Bu paketin, demokratikleşme paketinin içerisinde neler var bunları bilmiyoruz. Ama ümit ediyoruz ki olumlu şeyler var” şeklinde konuştu. (Kaynak : Radikal)
Sözde Kürtlerin temsilcileri diye piyasaya sürülen, tek düşündükleri, Kürtlerin başına bela kesilen, Kürt diktatörü rolündeki bir şahsın kişisel çıkarlarını savunmaktan başka bir amaçları olmayan bu sözde vekiller ne yazık ki ”paket ” dedikleri şeyin neyi kapsadığını hala bilmiyorlar! Diktacıya kuyrukçulukta sıraya giren, sözde seçimle gelmiş bu insanlardan daha büyük bir rezalet beklenemezdi. ”süreç” diyorlar, ne olduğunu bilmiyorlar. MİT ve özel harp elemanlarınca detayına kadar bunlar adına hazırlanmış, ama zavallılara henüz iletilme zahmetinde bulunulmamış!. Önce M. Kemal hayranlığını, şimdide, yeni patronundan aldığı emir gereği, ”İslam bayrağı altında, Erdoğan’ın başkanlığı altında birleşelim” diyerek yeni stratejiyi dikteleyen, dolayısıyla Kürtleri 100 yıl daha esaret zincirine bağlamaya çalışan bir şahsın kişisel çıkarlarını bütün Kürtlerin menfaatlerinden daha yüksek tutan bu yalakalar için, o pakette ne yazıldığı hiç önemli değil! Diktatör onlar adına düşünmüş ve kararı da o vermiştir.
”…TC hükümet üyelerine sunulan istihbarat raporlarında KCK’daki revizyonun tamamen Abdullah Öcalan’ın bilgisi dahilinde yapıldığı kaydedildi. Raporlara göre, revizyon hakkında BDP heyetlerine şifahen, örgüt yönetimine ise Kandil’e yazılan mektup ile haber verildi. Yani KCK yönetimindeki revizyonun tamamı Öcalan’ın kontrolünde gerçekleştirildi. Devlet ise revizyondan henüz KCK’ya talimat ulaştırılmadan haberdar oldu ve konuyla ilgili olarak hükümet üyelerine uyarıda bulundu.” (Kaynak: Taraf gazetesi)
Yani burada Kürt lideri diye lanse edilen A. Öcalan önce MİT ve diğer Kürt düşmanı politik askeri güçlerle oturup, ”Kürt örgütü” diye kitlelere zorla dayatılan bir oluşumun yapısını, kimin nereye ve nasıl yerleşetireceğinin detaylarını, bir bütün olarak bu örgütün taktik ve stratejisini, önce onlarla kararlaştırıyor ve TC devletinin onayını aldıktan sonra yine MİT kuryeleri vasıtasıyla, sözde TC ‘yi yıkacak Kandil’deki militanlara iletiyor!

Bu olay dünya tarihinde şimdiye kadar hiç görülmedi ve sonunda Kürtler’e nasip oldu!

Böylece, bu devlet, sözde düşman saydığı bir örgütü kendisi yönetiyor ve Kürt toplumu da düşmanlarınca manipüle ediliyor. Burada görülen şey, Abdullah Öcalan’ın gerçek kimliğinin yeniden su üstüne çıkmasından başka bir şey değildir.
”PKK liderinin eli güçlendi

Revizyon ile birlikte Öcalan’ın hem çözüm sürecini hem de örgütü eskisinden daha iyi kontrol edebilmesi anlamında eli güçlendi. Bu doğrultuda yapılan revizyon ile hükümete, örgüte, Suriye’ye ve İran’a doğrudan mesaj verilmiş oldu. İstihbarat birimlerine göre, revizyonun kodları ve Öcalan’ın verdiği mesajlar şöyle:…” (Taraf)
Öcalan’ın verdiği mesajlar tabii ki Kürtler’i tehditten başka bir şey değildir. Yani, Ortadoğu coğrafyasında gelişen yeni durumu kontrol etmek ve Kürtler’in olası bir başarısını engellemek için, devletin planladığı A. Öcalan kartının daha da net oynanması, etkisinin artırılması için serbest bırakılması senaryosundan başka bir şey değildir.
Yoksa burada Kürtler’e verilecek hiç bir kemik kırıntısı yoktur. Şu ana kadar verilen olmadığı gibi, bundan sonra da hiç bir şey verilmeyecektir. TC’ nin aniden böyle bir tiyatro oyununa başvurması, Suriye ve Irak Kürtlerinin başarılarına set çekmeyi hedefleyen bir komplodan başka bir şey değildir. MİT’in KCK örgütlenmesini bizzat yönetmesi, Abdullan Öcalan’ın bir kaç İmralı görüşmesi dışında MİT karargahında bir büroda aktif olarak çalışması, durumun vahametini göstermektedir!
AKP-_PKK komplosu, devlet kontrolünde başarıyla uygulanıyor. Bu olay öncekiler gibi, Kürtlerin kesinlikle iradesi dışındadır. Görünürde Kürt görünen unsurların, BDP’ li bazı gönüllülerin iradesi varmış gibi gösterilsede, bunlar da bu ihanete alet edilerek, kukla olarak kullanılılarak, Kürtlerin yüzyılların baskı ve zulüm sürecinden kurtulamamaları sürecine katkıları sağlanıyor. Bu sürecin, A. Öcalan tarafından başlatıldığı söylendi. Hem de ne zaman. Kürt halkının Hakkari’da kitlesel savaşı başlattığını ve “Kurtarılmış Bölge” stratejisini izlediğini açıkladığı, bunun pratiğini yaşamakta olduğu bir dönemde yaptı. Yani devlet, bazı yerel Kürt guruplarının kitlesel herekete geçtiğini görünce, kuklalarının kontrolünün tehlikeye girdiğini gördü ve hemen harekete geçti.
A. Öcalan, eski patronu Militarist Kemalist kanadın zayıfladığını görünce, ondan uzaklaşarak, İstihbarat ve polis gücünü ele geçiren Dinci AKP ile çalışmaya karar verdi. Solcu kılığına sokulan marksist Abdullah, temiz bir Müslüman olup çıktı! PKK’nın devlet tarafından nasıl projelendirildiğini, devlet adına neler yaptığını, bölge devletleriyle ve dünyadaki değişik istihbarat örgütleriyle ilişkilerini, 1999’da yakalandığı zaman Ergenekon’a konuştuklarının hepsini AKP’ye aktaran Öcalan bundan böyle de AK Parti’nin yönettiği devlete her yanıyla hizmet edeceği konusunda, hükümet ve MİT yetkililerini ikna etti. Özel Yetkili Savcılardan Sadrettin Sarıkaya, MİT’in şimdiki müşteşarı Hakan Fidan, bir önceki müsteşarı Emre Taner, bir önceki müsteşar yardımcısı Afet Güneş ile iki yardımcısını KCK’yi örgütleyip ve yönettiklerini, İmralı ile Kandil arasındaki kominikasyonda kullanılan bütün MİT elemanlarını belgeledi, akabinde tasfiye edildi. Kürt ulusal hareketini yok etmeye yönelik plan doğrultusunda yürütülen AKP-MİT ile KCK arasındaki görüşmelerin detayı, bütün konuşulanların kayıtları böylece ikinci bir gücün elinde mevcuttur. Kozmik odadan alınan ve Özel güçler listesinde adı bulunanların arasında hangi PKK yöneticileri mevcuttur!? Toplantılara katılan MİT elemanlarının son derece kısıtlı, hatta bir kaç önemsiz ve kamufüleye yönelik hareketin dışında, bütün toplantıları müsteşar ile sınırlandırması, devlet sırrı denilen, A. öcalan’ın esas kimliğini deşifreye yol açacak rizikolardan kaçınmak içindir.

AKP’ de aslında Kemalistlerin yarattığı projeyi yeni koşullarda geliştirmeye, kullanmaya karar verdi.

Kürt ulusunun kendi kaderini Öcalan/MİT iradesi ve sözleşmesiyle sınırlandıran AKP, Kemalistler gibi, Kürt’leri PKK’yı kullanarak yok etmek istiyor.
AKP _PKK itifakı süreçten neyi kastediyor?  Senaryoya karar verenlerin, devletin karanlık figürleri olan Öcalan/MİT (Hakan Fidan) olması bir kere feci şekilde kendisini sırıtıyor. Esasen bu, devletin Kürtleri kandırmak için, 2 elemanla ve BDP kuklası kullanarak 3 lü gibi gösterdiği, klasik 3 maymun oyundur. Öcalan’ın emirlerini yerine getirmek zorunda kalan esir ruhlu insanların buraya yamalanması gerçeği değiştiremiyor. Bu kuyrukçuluklarından dolayı da, Ankara’da verilen emir üzerine hemen ihanet konferansını gerçekleştirdiler. Bu konferansı da “demokrasi” şöleni olarak lanse ettiler. Oysa ortada olan, dikte ettirilen bir işin hamallığıydı. Bu konferanslardan birinin de Diyarbakır’da yapılacağı emredilmiş. BDP bunu da yapmak zorunda. MİT’ çi Öcalan’ın taşıyıcısı ve taşeronu örgütü de Kürtler’e ihanet etmekten geri kalmıyor.. 

Biliniyor ki Türkiye’de taşeronun da taşeronları var. BDP, Öcalan/Hakan Fidan Taşeronu. İsmi geçen örgütler de BDP’nin doğrudan ve dolaylı olarak da Öcalan’ın taşeronları oluyorlar.

Öcalan’ın Newroz’da yaptığı açıklamada, Misak-i Milinin tesisi için çalışılması gerektiği, bunun için de tüm Kürtler arasında “Türkiye’ye bağlılık ve birleşme kongresi” yapılmasını önermesi, bu cahillere bir şey anlatmıyor!!

AKP-MİT’in süreç dedikleri şey, özel harp dairesince planlanan ve Öcalan’a dikte ettirilen “çerçeve anlayışı”, yani yüzyıllarca esir olarak yaşamak ve TC için bedavadan savaşıp petrol alanlarının işgali için milyonlarca Kürd’ü kırdırıp eski Osmanlı yağmacılığını yeniden canlandırmaktır. Türk Devleti’nin yağma talan stratejisini, İslamcı Türk ulusçu Kemalist/Ve diğerleri, Üniter, işgalci karakterinin devam etmesinin destekçiliğini yapmak ve teorisini derinleştirmektir. 

PKK_AKP planı bu haliyle,  Kürt ulusunun da diğer dünya ulusları gibi özgür iradesiyle kendi geleceğini tayin etmesinin önüne geçmeyi hedeflemektedir. Bu planlar, Kürtlerin hükümranlık, egemenlik, iktidar hakkını ötelemek ve engellemektir ve Kürtlerin ulusal kolektif haklarının gaspının devamını sağlamaktır.
Kürtlerin başına sarılan en büyük bela, işte bu Kürt kılığı altında, onları yoketmek için, düşmanlarınca hazırlanan senaryolardır.
Dünya’da hiç bir örgüt, böylesine bir cezaevinden, kuş uçurtulmayan bir yerden yönetilemez. Devletin resmi örgütlerince, gizli servislerince yönetilen, adına PKK denilen bu örgüt, 13 yıldan beri, dıştan dayatmalarla seçilen yeni bir taktikle, ”Cezaevinde, esir düşmüş kahraman rolünde bir lider kisvesine büründürülmüş, A. Öcalan, özel harpçiler, askeri istihbarat ve MİT tarafından, Kürtler’in en iyi nasıl pasifize edileceklerine yönelik stratejilerin hayata geçirilmesinde kullanılan basit bir araçtan başka bir şey değildir. Çünkü KCK’nın MİT tarafından kurulup yönetildiği ortaya çıktı. Yani devlet sırrı artık yok!
Örneğin, Diyarbakır’da sırtında patlayıcılarla Emniyete girmeye çalışırken yakalanan KCK elemanı MİT üyesi çıktı…

İstanbul’da otobüse molotof atarak Serap Eser adlı genç kızın ölmesine yol açan ve yakalanan KCK’lı MİT elemanı çıktı… (Bu olay nedeniyle, o dönemde devletçe büyük ırkçı gösteriler düzenlendi.)

Van”da PKK kırsalı için eleman toplayıp dağa gönderen ve 20 kişinin örgüte katılmasını sağlayan KCK”lı MİT elemanı, Bu gençlerin daha sonra 16 pusuya düşürelerek öldürüldü…. 

İstanbul”da Emniyet Amiri Semih Balaban”ın vurulduğu Devrimci Karargâh operasyonunda ölü ele geçirilen Orhan Yılmazkaya”nın Kandil”e geçişini sağlayan kişi MİT”le bağlantılı… Mersin”de onlarca eylemin tertipleyicisi olan ve pek çok terör eylemine karışan KCK sorumlusu MİT elemanı… (Kaynak Gültekin Avcı, Bugün Gazetesi,). İstanbul Güngören’de PKK kılığında kalabalığın yoğun olduğu yere bomba koyanlar MİT elemanı çıktı. Liste saynmakla bitmiyor, bunlar sadece Fil’de sinek ve bazı savcıların kendi alanında tesadüfen rastladıkları, son bir kaç yılda geçen olaylar küçük olaylar. Fakat bu kadarının bile ortaya çıkmasına MİT , BDP öfkelendiler… Demek ki bu ortak bir sır… Liste tam olarak ortaya çıksa kimbilir ne depremler olacak…

Ama bu durumun açığa çıkmasına en çok da hükümet öfkelendi. Neden acaba?

KCK örgütlenmesi tabii ki PKK gibi, derin devletin eseriydi ve KCK eliyle düzenlenen bir dizi provokatif eylemle, iktidar dalaşı devam ediyordu. Ama şimdi iktidar tamamıyla AKP eline geçtiğine göre, MİT’e atadığı üst düzey kadrolarla KCK’iyi de önemli derecede kontrolu altına aldı ve tek yol, onu kendi çıkarları için kullanmak olacaktı.

Öte yandan takke düşmüş, kel görünmüştür. Bunlar „komplo teorisi“ diye nitelenemez. Mızrak artık çuvala sığmıyor. PKK’yı, HPG’yi ve tüm ötekileri bağrında toplayan KCK’nın bir devlet projesi olduğu, MİT tarafından yönetildiği ayan beyan ortada şimdi.

Suriye olaylarından önce, TC’nin iç işlerini ayarlamalarda, halk hareketlerinin susturulmasında, asker sivil güçlerin iktidar dalaşmalarında kullanılan PKK, Özel harp dairesini ele geçiren AKP tarafından kendi kontrollerine alındı, yani el değiştirdi. Bazı liderleri, ”gizli tanık” rolünde mahkemelerde görev aldılar. A. Öcalan, daha önce, askeriyenin taptığı Kemalistlik hayranlığını dile getiriken, şimdi, yeni patronundan aldığı emir gereği, ”İslam bayrağı altında, Erdoğan’ın başkanlığı altında birleşelim” diyerek PKK’nin yeni stratejisini belirledi. AKP ile yapılan anlaşmaya göre, Ordunun kırmızı çizgilerine göre, PKK kontralarına dokunulmayacaktı. 40 000 Kürd’ün ölümünden sorumlu özel harb’in Kürdistan koluna asla dokunulmayacaktı ve olan da oldu. Bunlar, ”geri çekilme” adı altında başka alanlara kaydırılarak yeni görevler aldılar.

Sevgi ve Saygılarla
Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey

———————————————————————-
Esin Duran,
Selda Suner,
N. Gök,
Ferdi koçkar
Yeliz seren
Pelin Moda,
Bedri Engin,
Nazmi Dogan,
Sevda Suner
Sezer Aşkın,
H. Datvan,
Salih Demir,
Nizamettin Duran
A. Demir
Melahat Baykara,
ismail çekmez.
Aydin Nizam
Uğur Demir
Ismail B. Cenk,
Tekin Balkic
Selma Altuntaş,
Murat Koç
Filiz Serin,
Nedim Serin,
Vedat Koçak,
Salih Birdal,
Erdal Cömert
Ismail Bulak
Ahmet Meriç
Mustafa Gur,
Hasan Zafer
Bahar Ünsal
Osman B.
Ayse bahar
Metin Maslak
H. Maslak
Dilek Solak
zeynep içkaya
Sevda maslak
Sercan Gezmiş
Aynur Balkaya
İpek Doğan
Nazım Doğan
Murat Doğan
esin erkan
Beyhan erdem
n. erdem
İsmail Deniz
Ayten BARAK
Ugur Birdal
Ahmet Tan
Yıldırım Kongar
Selma Kongar
Birol Aytekin
Hatice Gül
Ibrahim Erkin
Kemal erdem
Rıza Akdemir
Mehmet Coskun
Hüseyin demir
fethi killi
Yeliz Ender
Mustafa Ender
Ugur Basak
Kemal Dektaş
Ayten Ilkdal
Nuri Aktanır
Metin Koc
Sevgi Ender
Burhan Kulakçı
Oğuz Duran
Burcu Kanter
Aysel kanter
Erol kanter
Layla SOLGUN
M. Oktay
Kemal Aktas
Yelda tekinoglu
Orkun Keskin
T. Vural
Oğuz şen
Nur Şen
Ismail çaykara
Burhan Orkal
D. Kahan
Seher Yıldız
Esra akkaya
Mehmet Uzan
Yeliz IŞIK
Seyhan İlknur
Osman Çekiç
esma yıldız
Murat Çetindal
Ali OkyarMusa Tekin
Aslı Birdal
Nazmi Doğan
İnci Gür
L. Okar
Mustafa Karkaya
Omer Aytac
Mürsel Bozkır
Zeynep Şengül
Gülcan Iğsız
Murat Nidar
şemsi Kaya
Ayten Ekşi,
Eda leman
nermin ışıl
D. Polat
Kadir Erdem
Serdar OKTAY
Mehmet Özdemir
Mustafa Erkan
Nuri AKTAS
Emine AKTAS
O. Kadir Ergun
Metin Kurca
Sedat Isiklar
Filiz Bag
Kadir Baskale
Sevim Varlik
Hasan Mesut Akkaya
Necmi Guler
Erhan Isguz
Meral Okur
Bilge Okyaz.
Kemal Koç
L. Mirakoğlu
Oktay Kızılcık
Mehmet Yavuzgil
Erdal Polat
Hüsnü oktay
k. Sankay
Ahmet tekin.
Semra Kaya
Mustafa Çiçek
Kayhan Göçkaya
Erdal Solgun
Mehmet Solgun
Esra Solgun
N. Altik
Oguz Karakış
Leyla Mert
Işık mert
D. Öksüz
Erdem Yılmaz
Ayse Eltan
S. Guner
M. Deniz Ok
Mehmet İnce
Huseyin Cinar
Meltem Cinar
Berk Cinar
L. Demirkaya
Huseyin Çilek
Ayten Irmak
D. Okdere
Ali Uskan
Berdan Temiz.
H. Baskale
Murat Gülay
Esra Gülay
Mustafa Akyol
A. jale Kol
M. Kol
Tamer Oktay
Aslan Burukoglu
I. Demir
Nurettin Akdal
Uzan Kara
ismail Igdır
Ali Serin, Gül Akın, esra Serin
Nuri Şen
Hasan.Y. Balci
Mehmet Yucel
İsmet C. Koray
salih Söğütlü
Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay
Ali Dem. Sarahoğlu
***********************************************************************

TAKSİM’E VE ÇAMLICA’YA CAMİ İSTEMİYORUZ. YENİ SULTANLARA HAYIR!

İMZA KAMPANYASINA KATILALIM… 
http://www.change.org/petitions/başbakan-yuksek-bina-yapmayın-demis-peki-ya-camlica

Çamlıca ve Taksim’e kazma vurmanıza rızamız yok, bu sizi ilgilendirmiyor mu? #Camlica – Kampanyaya İmza Ver!
Kampanyaya İmza Ver

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: