Monthly Archives: January, 2014

AKP, halen, Cuntacı Kenan Evren’in yüzde on seçim barajı sayesinde iktidardadır.

 2013 Yılı,

2013 Mayıs ayı, İslamcı AKP iktidarı için gerileme döneminin başlangıcı oldu. Hükümetin dış politikası çöktü, Suriye sorunu AKP için zor düğüm halini aldı. Suriye’de mezhepçi bir politika izleyerek, bu ülkeyi iç savaşa sürüklenmesinde önemli rol oynayan AKP Hükümeti’nin, Irak’ta mezhep savaşı çıkarmayı amaçladığı ortaya çıktı. Barzani Sunni olduğu için öne sürülüp Kürtler kandırılmaya çalışıldıysa da Suriye’de Müslüman Kardeşler’i iktidara getirme başarılamayınca, Suriye Kürtlerini Sunni cephesine çekmek için planlanan Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması gerçekleşmeyince bu politika da ölü doğmuş oldu.

Mursi gibi AKP de çöküyor! Zira; AKP ile Mursi’nin hayata bakışı aynı. Her ikisi de kuvvetler ayrılığından hoşlanmıyor. Her ikisi de dini inançları siyasetlerine alet ediyor, kadınlara türban çarşaf üniformalarını giydiriyor, nüfus patlamaları yoluyla İslamı yaymaya çalışıyorlar. Her ikisi de çoğulculuğa karşı… Her ikisi de ”En fazla oyu ben aldım, istediğimi yaparım” anlayışına sahip. Her ikiside yabancıların yardımı ile başa getirildi.

Bu anlayışın artık dikiş tutmadığı ve hiçbir ülkeyi yönetemeyeceği Mursi örneğiyle birlikte yeniden anlaşıldı. AKP’nin Türkiye’ye dayatmaya çalıştığı yaşam tarzı ve siyasal anlayışın artık hiçbir karşılığının kalmadığı görülüyor.

AKP, halen, Cuntacı Kenan Evren’in yüzde on seçim barajı sayesinde iktidardadır.

Ilımlı Müslümanlar silah tüccarı olup çıktılar… AKP Suriye’de savaş kışkırtıcılığını boşuna yapmıyor, 3 senede Türkiye’den Suriye’ye sokulan silah değeri 4 Milyar doları geçti.

AKP, darbe ürünü bir partidir. AKP’nin büyük ekonomi dediği, büyük çapta kara para ile gerçekleşen bir balon ekonomisidir. Son 7 senede Dünyada ne kadar kirli para varsa, hatta kadın ve uyuşturucudan elde edilen milyarların büyük bir bölümü Türkiye’de aklandı.

AKP’nin ekonomik büyüme senaryoları, taşıma su ile, dışarıdan getirilen dövizler, Avrupa uyuşturucu – silah- kadın ticaretinden gelen Euro’larla şişirilen, rakamların değiştirilmesi yolu ile manipüle edilen, halkın banka kredileri ve kredi kartı ile borçlandırılması yoluyla pazarın hareketlendirilmesi izlenimi verilen bir “büyüme”dir. Bu oyun ilelebet süremez. En çok güvendikleri inşaat sektörünün içine girdiği kriz, sunni “ekonomik büyüme”nin iflasının ilk işaretleridir.

Devlet kaynakları tarafından sübvanse edildikleri halde, milyarlarca TL değerinde kaynağı paylaşıp zimmetlerine geçirdikleri halde inşaat sektörü tıkanmıştır. Bol keseden dağıttıkları banka kredileri dahi artık bu sorunun büyümesini engelleyemiyor.

Şimdi bu kara para akımı yavaş yavaş durmaya başladı:ekonomiyi düzeltemeyen, işsizliği bitiremeyen, sosyal yaşamı kısıtlayan, özgürlük karşıtı, çoğulculuğu hazmedemeyen AKP’nin gideceği fazla bir yol kalmamıştır. Şimdi; abartılı darbe söylemleriyle yeniden bir mağduriyet edebiyatına sarılarak tabanını tahkim etmeye çalışıyor, ama aynı AKP askeri kesimlerle iç içe, İHD veya benzeri paravan örgütler şemsiyesi altında TIR’larla Suriye’ye silah sokuyor.

Haziran’da baş gösteren Taksim ayaklanması, ve şimdiki yolsuzluklar operasyonu, Erdoğan ve AKP’nin dünyadaki itibarını sarsmaya devam ediyor. Türkiye’de Osmanlı kafası ile manipüle edilen cahil halk dışında Erdoğan’a güvenecek bir toplum kalmadı. Fetullah cemaati bile böylesine saçma sapan bir başbakan olmaz diyerek işin içerisinden sıyrılmaya kalkıyor.

Böylesine bir kaos, karşıt tekke, tarikat, hizip ve cemaatlerin başlattığı iç dalaşma, iktidarı ele geçirme operasyonları, bu kez içerden AKP’ye  önemli bir darbe vurmaya başladı.

Erdoğan, mafya reislerince yönetilen Fenerbahçe kulübü ile Dolmabahçe sarayında masaya oturacak kadar acizlik gösteriyor…

R. T. Erdoğan’ın kontrol mekanizması tümden sarsılmaya başladı! Polis ve savcılarla dalaşmalar, futbol sahalarına yapılan müdahaleler, Sanatçı adı altında kara para aklatan Mafia elemanlarından meddet ummalar işin cılkını çıkarttı!  AKP hem dışta hemde içte büyük sarsıntılar geçirirken, çok güvendiği Barzani de teredüt etmeye başladı. ABD, Irak petrollerinin kontrolünü bırakmak istemediğini bir daha vurgulayarak Kürtleri uyardı… Barzani her an Erdoğan’ı yalnız bırakabilir. Abdullah Öcalan ise, hapishaneye gönderilen MİT ajanı kimdense ondan yana tavır alacağına göre, bundan da fazla bir şey beklenmeyebilir!

Gözü petrolde olan AKP’nin Kürt Sorunu hakkında oyalama hamleleri dışında hiç bir somut adım atmadığı, Kürtleri MİT’in oyuncak bir sorunu haline sokmak istediği bir kez daha ispatlandı. MİT ajanlarınca yönetilen Kürt gurupları ise, her zamanki gibi aşağılık komplekslerinden dolayı kendilerine binecek kamçılı ağa arayan eşekler rolünü sürdürmekten daha fazla ileriye gidemediler…

Yeni Osmanlı, doğmadan gelecek krizine girdi. Devet kontrolündeki Bir kaç Kürt gurubu, Kriminal bir örgüt haline gelen Milli Görüş, parayla satın alınan bazı aşiret ve tarikatlar, Müslüman kardeşler ve terörcü Selefiler dışında pek taraftar kalmadı. Yeni Osmanlıcılık bir ütopya olarak kalmaya devam ediyor.

1980’li yıllardan beri yükselen, Türkiye’yi Osmanlı’nın devamı anlamında islami temelde yeniden kurmak fikri, “İslami Dünyayı birleştirip önderi olmak” veya benzeri tonlarda, Turgut Özal döneminden beri yükselen yayılmacı, eski Osmanlı ruhundan hareketlenen bu türden  yağma ve talan hareketleri sert kayalara çarpıp duruyor. Zaman çok değişti, sakallı Türbanlı çetelerle bir yere varmak mümkün değil artık…

Bu anlamda, Yeni Osmanlı zihniyetinin tamamen yenilip iktidar gücünü ve etkisini de kaybedebileceği ve tarihe intikal edeceğinin belirtileri ufukta görülmeye başlandı.

 

Sevgi ve Saygılarla
 

Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey

———————————————————————-
Esin Duran,
Selda Suner,
N. Gök,
Ferdi koçkar
Yeliz seren
S. Aktaş
Pelin Moda,
Bedri Engin,
Nazmi Dogan,
Sevda Suner
R. Adalı
Sezer Aşkın,
H. Datvan,
Salih Demir,
Nizamettin Duran
A. Demir
hasan kayısoğlu
Melahat Baykara,
ismail çekmez.
Aydin Nizam
Uğur Demir
Ismail B. Cenk,
Tekin Balkic
Selma Altuntaş,

Murat Koç
Filiz Serin,
Nedim Serin,
Vedat Koçak,
Salih Birdal,
Erdal Cömert
Ismail Bulak
Ahmet Meriç
Mustafa Gur,
Hasan Zafer
Bahar Ünsal
Osman B.
Ayse bahar
Metin Maslak
H. Maslak
Dilek Solak
zeynep içkaya
Sevda maslak
Sercan Gezmiş
Aynur Balkaya
İpek Doğan
Nazım Doğan
Murat Doğan
esin erkan
Beyhan erdem
n. erdem
İsmail Deniz
Ayten BARAK
Ugur Birdal
Ahmet Tan
İsmet Yelkenci
Yıldırım Kongar
Selma Kongar
Birol Aytekin
Hatice Gül
Ibrahim Erkin
Kemal erdem
Rıza Akdemir
Mehmet Coskun
Hüseyin demir
fethi killi
Yeliz Ender
Mustafa Ender
Ugur Basak
Kemal Dektaş
Ayten Ilkdal
Nuri Aktanır
Metin Koc
Sevgi Ender
Burhan Kulakçı
Oğuz Duran
Burcu Kanter
Aysel kanter
Erol kanter
Layla SOLGUN
M. Oktay
Kemal Aktas
Yelda tekinoglu
Orkun Keskin
T. Vural
Oğuz şen
Nur Şen
Ismail çaykara
Burhan Orkal
D. Kahan
Seher Yıldız
Esra akkaya
Mehmet Uzan
Yeliz IŞIK
Murat Bakır

O. Dem

Salih Aktaş
Seyhan İlknur
Osman Çekiç
esma yıldız
Murat Çetindal
Ali OkyarMusa Tekin
Aslı Birdal
Nazmi Doğan
İnci Gür
L. Okar
Mustafa Karkaya
Omer Aytac
Mürsel Bozkır
Zeynep Şengül
Gülcan Iğsız
Murat Nidar
şemsi Kaya
Ayten Ekşi,
Eda leman
nermin ışıl
D. Polat
Kadir Erdem
Serdar OKTAY
Mehmet Özdemir
Mustafa Erkan
Nuri AKTAS
Emine AKTAS
O. Kadir Ergun
Metin Kurca
Sedat Isiklar
Filiz Bag
Kadir Baskale
Sevim Varlik
Hasan Mesut Akkaya
Necmi Guler
Erhan Isguz
Meral Okur
Bilge Okyaz.
Kemal Koç
L. Mirakoğlu
Oktay Kızılcık
Mehmet Yavuzgil
Erdal Polat
Hüsnü oktay
k. Sankay
Ahmet tekin.
Semra Kaya
Mustafa Çiçek
Kayhan Göçkaya
Erdal Solgun
Mehmet Solgun
Esra Solgun
N. Altik
Oguz Karakış
Leyla Mert
Işık mert
D. Öksüz
Erdem Yılmaz
Ayse Eltan
S. Guner
M. Deniz Ok
Mehmet İnce
Huseyin Cinar
Meltem Cinar
Berk Cinar
L. Demirkaya
Huseyin Çilek
Ayten Irmak
D. Okdere
Ali Uskan

İrem Haloğlu
Berdan Temiz.
H. Baskale
Murat Gülay
Esra Gülay
Mustafa Akyol
A. jale Kol
M. Kol
Tamer Oktay
Aslan Burukoglu
I. Demir
Nurettin Akdal
Uzan Kara
ismail Igdır

Ali Serin, Gül Akın, esra Serin
Nuri Şen
Hasan.Y. Balci
Mehmet Yucel
İsmet C. Koray
salih Söğütlü
Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay
Ali Dem. Sarahoğlu

Ayten Karaman, Mehmet Azal
L. Uzan, Harun Tabaklı

 Ertekin Sancak, mehmet değerli.
Kemal Güler, Zeynep Güler
B. Urak.
Ismail Duygu, Erdem Duygu
Hasan Incedemir.
N. kayıkçı.
Bayram Akçak

Advertisements

İSLAMCILARIN KORKU İMPARATORLUĞUNA HAYIR!

Asıl Çeteler Susurluk veya Lice’de değil, devletin meclisi denilen BMM’inde, Genelkurmay karargahı, İstihbarat  ve Emniyet müdürlüklerinde üslenmişlerdir.

  Politik devlet çetelerinin keyfi uygulamalarla geri dönüşsüz zararlar verdiği İstanbul, eşkiya çetelerinin çöplüğü haline getirilmiştir. Her yer Arap yayılmacılığını simgeleyen Camilerle dolmuş, din adına Arapça bağırıp çağrışan  imamların gürültüsü sakin yaşamayı imkansız hale getirmiştir…Kuru gürültüyle gaza gelen din tüccarı İmamlar, kendilerine sağlanan olağanüstü imkanlarla devlet içinde devlet haline gelerek en büyük çete halini almışlardır.

Evinin penceresinden bakan insanlara, İslam reklamı yapan yüksek minereler ve Ağaoğlu gökdelenlerinin beton yığınlarıyla, güzelim Mavi denize bakan ufuklar karartılmıştır…, büyük beton yığınlarının gölgeleri ile cehenneme çevrilen şehirler birer uygarlık mezarları heline çevrilmişlerdir.
 

Cami minaresi ve yüksek Ağaoğlu gökdelenleri dışında hiç bir sanat değeri olmayan yapılarla betonlaşan şehirleri üs edinen AKP, devletin en temel organlarını kullanarak, Osmanlı tipi keyfi bir yönetimle de  kitleleri baskı altında tutmak istemektedir…
 

AKP’ nin tarikat ve cemaatleri, Askeri cunta anayasasını kullanarak asıl hedefe varma yolunda hızla ileriliyorlar.
 

AKP, MİT örgütünü kanun dışına çekmiştir. Bütün diktatörlükler, gizli servislerin özel yetki ve konumları sayesinde gerçekleşmişlerdir. Bütün diktatörler ilk önce gizli servislerini, Erdoğan’ın yaptığı gibi kanun üstüne çıkarmakla işe başlamışlardır.
 

Normal düzenlerde polis, tamamıyla sıradan  bir memurdur ve bir şirkete müracaat eder gibi tarafsız metotlarla ,tarafsız komisyonlarca işe alınır. Türkiyede ise polis teşkilatı bir eşkiya yuvası haline getirilmiş, partizancılık ve çeteleşme son hattına varmıştır. Kafasına esen elbise değiştirir gibi polis değiştirip duruyor.

AKP, kendi Polis devletini kurmuştur: başvuru ile değil, kanuni yollarla değil, kendi örgüt taraftarlarını polis yapmış, haksızlıklara karşı çıkan polisleri ise, politik anlamda saf dışı bırakıp, ne kadar işkenceci, rüşvetçi partizan polis varsa onlarla halk düşmanı yapıyı yeniden inşa etmiştir.

 

KOROPSİYON

 

AKP, Türk İslam sentezi hareketinin geldiği nokta, demoratik bakış açısı itibarıyla ibret vericdir. Bakanlar ve bu suçlara müşterek olan devlet burokrasisi başbakan tarafından korunmaya alındı.

Erdoğan, ”halk bankasını yedirmem” dedi, sembol olarak da eline bir tüfek alarak, ”ellerinizi kırarım” diye muhalafeti tehdit etti.

 Belgeleri ele geçiren polislerin  kovulması ve suç belgelerinin  manipüle edilmesine başlandı.

AK partinin bu politikası hiç yabancı değil, Türkiye tarihi sadece bunlarla oluşmuştur.

Türk devleti çetelerce kurulmuş,,çetelerce yaşatılıyor.

 Normal demokrasinin olduğu ülkelerde, benzeri durumlarda sorumlu bakanlar istifa eder. Türkiye’de neden böyle olmuyor?

Operasyonun başlamasından bu yana nerdeyse 1 hafta geçti. Bakanlar hâlâ görevlerinde, üstelik içlerinden birisi İçişleri Bakanı ve şimdiye kadar çok sayıda Emniyet Müdürü, bu bakanın direktifleriyle görevden alınmış durumda. İçişleri Bakanı, oğlunu takip ettiren, yaptıklarını belgeleyen ve sonunda da gözaltına alan polis müdürlerini görevden aldı ve hâlâ bakanlığa devam ediyor.

Yolsuzluk operasyonlarının bir başka yanı ise imara dönük. Büyük inşaat şirketlerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın nasıl ucuz arsa kapattığı, arsaların imar planlarını nasıl değiştirdiği üzerine. Gene dudak uçuklatacak paralar söz konusu. Sorun sistemin düzenlenme biçiminde.
 

Başbakan ve diğer yöneticiler, AKP yi kurtarmak için suçluları desteklemeye devam ediyorlar.

Hükümet bu işte geri adım atmıyor. Emniyet Müdürleri’nin işten alınması, sürgün edilmesinin yanı sıra operasyonu sürdüren savcı Zekeriya Öz’ün yanına iki savcı daha atandı. Sanki işleri kolaylaştırmak için ama çok kuşkulu atamalar bunlar.

AKP Hükümetinin  AB, Avrupa Birliği Bakanlığı diye lanse edilen, Egemen Bağış, Milli Görüş ve Süleymancıların uyuşturucu ve diğer karanlık işlerden kazandıkları yasa dışı gelirleri, Avrupa’da bazı  politikacılara rüşvet adı altına aklıyordu. Bu sonuncusu devede kulak kalıyor…

 

Egemen Bağış bakanlığını, aslında AB ile Mücadele Bakanlığı olarak algılamak gerekir, hem Avrupa’yı nasıl Müslüman yapacağım diye uğraşacaksın, hemde üye olacakmış gibi rol yapıp servetine servet katacaksın!

Bu bakan resmen Avrupa’da rüşvet dağıtma örgütünün bakanıdır…Bu Bağış efendi, Avrupa’ya düşman olduğu içindir ki onlarla benzerlik istemez diyelim, peki Japonya veya Kore’ye ne diyecek? Bu ülkelerde de en ufak bir suistimal olayında memurlar değil, önce bakanlar istifa eder. Türkiye’de ise her şeyin tersi yapılıyor.

Türkiye Fas’ı beğenmez, orada bile geçen bir sahtekarlıkta bir sürü insan ayak üstü evlerine gönderildiler.

Türkiye’de bakan olan kendisini mutlak diktatör hisediyor.

Başbakan ise herzamanki gibi  haksızın yanında yerini aldı ve kendisinde sembolleştirilen Türk modelinide rezil etti: her ağacın kurdu kendinden olur: “Türkiye modeli” balonunu Erdoğan kendisi  söndürdü.  Bırakalım gerisini, Ortadoğu, Asya ve Afrika Kuzeyi için hiç model olacak hali yok. Çünkü Araplar zaten bir nolu rüşvetçi, dolandırıcı. Bunlara en iyi  bildiklerini onlara  bir daha tekararlamak fazla çekici gelmez.
Şişirilen “Türkiye modeli”  pek hayat bulmadı. Model ülke olacağına sınırı olan devletlerle  düşman oldular…TC, yeni- osmanlıcılık ve  yayılmacılık, geçmişte olduğu gibi çevre ülkeleri kontrol etme yolunu seçti. Bol sorunlarla karşılaştı ve iflas etti.
Bölgeye demokrasi ve insan hakları değil, İslamcı geçinen teröristleri, kafa ve boğaz kesen canileri ihraç etmeye başladı.
“Sıfır çözüm” dediler, bölgedeki sorunların üstünü örmeye kalktılar ve ekonomiye alan açmaya çalıştılar. Ekonomi birazcık gelişince bölge ve bölgeye yakın alanlarda pazar alanı oluşturmak için siyasi ve kültürel dalışlar yapmayı denediler.
Yayılmacılıkta ve Yeni, osmanlıcılık ta biraz başarılı olacaklardı ki, büyüyen ekonomiye pazar oluştursunlar. Bölgede daha fazla paya sahip olmak istediler.
Ama nereye el attışlaarsa ellerinde kaldı. Ticaret ve sermaye alanları bu gidişle daralmaya başlayacak.
Libya’da beklediklerini bulmadılar ve eski ayrıcalıklarını kaybettiler. Mısır’da AKP gibi bir parti olan Müslüman kardeşler iktidara geldi. Onlarında iplerini çekttiler. Türkiye için önemli bir Pazar ve dosttan oldular. Ayrıca Mısır’ın Arap alemindeki etkisinden faydalanmak istiyorlardı. O da gitti.
Suriye’ye hevesle daldılar ve El Kaide, Müslüman Kardeşleri vb islami grupları cani ve teröristleri kullanarak iktidarda etkin olmak ve Suriye’yi arka bahçesi yapmak istediler ters tepti.

 

Şimdi Türkiye’de faaliyet gösteren sol örgütlerde oraya silahlı guruplar gönderdiğine göre, Suriye iç savaşı kronik bir yapı kazanacak ve  Suriye politikası tümden çökecektir.
AKP yönetiminin ihraç ettiği İsliami kılıklı canileri ve teröristler, Kemalistler başa gelirse Türkiye’ye yöneleceklerdir.

Suriye sorunu Türkiye sorununa dönüşüp iç savaş yeni boyutlar kazanacaktır.

 

Türkiye Alevisi, Suriye Alevisi ile, Sunnilerde yine aynı şekilde beraber hareket etmeye başlayacaklardır.

 

CHP başa getirilirse, Erdoğan’ın beslediği Suriye Cihatçılarından çekeceği var. Aslında Suriye sorunu, AKP yıkılırsa fiilen  Türkiye’ye sıçrayacaktır.

 

 =======================

Sevgi ve Saygılarla
 

Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey

———————————————————————-
Esin Duran,
Selda Suner,
N. Gök,
Ferdi koçkar
Yeliz seren
S. Aktaş
Pelin Moda,
Bedri Engin,
Nazmi Dogan,
Sevda Suner
R. Adalı
Sezer Aşkın,
H. Datvan,
Salih Demir,
Nizamettin Duran
A. Demir
hasan kayısoğlu
Melahat Baykara,
ismail çekmez.
Aydin Nizam
Uğur Demir
Ismail B. Cenk,
Tekin Balkic
Selma Altuntaş,

Murat Koç
Filiz Serin,
Nedim Serin,
Vedat Koçak,
Salih Birdal,
Erdal Cömert
Ismail Bulak
Ahmet Meriç
Mustafa Gur,
Hasan Zafer
Bahar Ünsal
Osman B.
Ayse bahar
Metin Maslak
H. Maslak
Dilek Solak
zeynep içkaya
Sevda maslak
Sercan Gezmiş
Aynur Balkaya
İpek Doğan
Nazım Doğan
Murat Doğan
esin erkan
Beyhan erdem
n. erdem
İsmail Deniz
Ayten BARAK
Ugur Birdal
Ahmet Tan
İsmet Yelkenci
Yıldırım Kongar
Selma Kongar
Birol Aytekin
Hatice Gül
Ibrahim Erkin
Kemal erdem
Rıza Akdemir
Mehmet Coskun
Hüseyin demir
fethi killi
Yeliz Ender
Mustafa Ender
Ugur Basak
Kemal Dektaş
Ayten Ilkdal
Nuri Aktanır
Metin Koc
Sevgi Ender
Burhan Kulakçı
Oğuz Duran
Burcu Kanter
Aysel kanter
Erol kanter
Layla SOLGUN
M. Oktay
Kemal Aktas
Yelda tekinoglu
Orkun Keskin
T. Vural
Oğuz şen
Nur Şen
Ismail çaykara
Burhan Orkal
D. Kahan
Seher Yıldız
Esra akkaya
Mehmet Uzan
Yeliz IŞIK
Murat Bakır

O. Dem

Salih Aktaş
Seyhan İlknur
Osman Çekiç
esma yıldız
Murat Çetindal
Ali OkyarMusa Tekin
Aslı Birdal
Nazmi Doğan
İnci Gür
L. Okar
Mustafa Karkaya
Omer Aytac
Mürsel Bozkır
Zeynep Şengül
Gülcan Iğsız
Murat Nidar
şemsi Kaya
Ayten Ekşi,
Eda leman
nermin ışıl
D. Polat
Kadir Erdem
Serdar OKTAY
Mehmet Özdemir
Mustafa Erkan
Nuri AKTAS
Emine AKTAS
O. Kadir Ergun
Metin Kurca
Sedat Isiklar
Filiz Bag
Kadir Baskale
Sevim Varlik
Hasan Mesut Akkaya
Necmi Guler
Erhan Isguz
Meral Okur
Bilge Okyaz.
Kemal Koç
L. Mirakoğlu
Oktay Kızılcık
Mehmet Yavuzgil
Erdal Polat
Hüsnü oktay
k. Sankay
Ahmet tekin.
Semra Kaya
Mustafa Çiçek
Kayhan Göçkaya
Erdal Solgun
Mehmet Solgun
Esra Solgun
N. Altik
Oguz Karakış
Leyla Mert
Işık mert
D. Öksüz
Erdem Yılmaz
Ayse Eltan
S. Guner
M. Deniz Ok
Mehmet İnce
Huseyin Cinar
Meltem Cinar
Berk Cinar
L. Demirkaya
Huseyin Çilek
Ayten Irmak
D. Okdere
Ali Uskan

İrem Haloğlu
Berdan Temiz.
H. Baskale
Murat Gülay
Esra Gülay
Mustafa Akyol
A. jale Kol
M. Kol
Tamer Oktay
Aslan Burukoglu
I. Demir
Nurettin Akdal
Uzan Kara
ismail Igdır

Ali Serin, Gül Akın, esra Serin
Nuri Şen
Hasan.Y. Balci
Mehmet Yucel
İsmet C. Koray
salih Söğütlü
Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay
Ali Dem. Sarahoğlu

Ayten Karaman, Mehmet Azal
L. Uzan, Harun Tabaklı

 Ertekin Sancak, mehmet değerli.
Kemal Güler, Zeynep Güler
B. Urak.
Ismail Duygu, Erdem Duygu
Hasan Incedemir.